TARİH : TUFANDAN ÖNCE

TUFANDAN ÖNCE

İbrani mitolojisine göre; (1)

Dünya yaratılırken ilk önce sular yaratılmış ve suların başına Livyatan (2) su canavarı getirilmiştir. Suların dibinden çıkarılan toprak ile karalar oluşturulmuş ve ilk karadaki yaratık ise Behemot’ur. (3)

Bu iki canavar o kadar büyüktür ki, birbiri ile yaptıkları kavgadan dünya uzun dönem depremler ile sarsılmış, dağlar yer değiştirmiştir. Suların hâkimi Livyatan ile yeryüzünün hâkimi Behemot çekişmesinden dünyanın direkleri kırılmasından korkulmuştur. Behemot boynuzu ile Livyatan’ın ikiye ayırmıştır. Pis kokusu tüm dünyaya yayılmıştır. Bu nedenle Behemot’a kuyuların öküzü denmektedir.

Timsah ve su aygırı Set’in kutsal hayvanlarıdır.

Tevratta; Livyatan’ın yedi başı vardır ve Süleyman mabedinden alındığı söylenen Titus’un zafer takında gösterilen yedi başlı şamdan (menora) ve şamdanın ayağındaki resimlerde Behemot ve Livyatan resmedilmiştir. Livyatan’ın ikiye bölünmesi toprağa yer açmak için yapılmış ve çekişmeden yeryüzünün hâkimi Behemot galip çıkmıştır.

Titus’un zafer takında gösterilen yedi başlı şamdan (menora)

Mezmurlar 74;

Gücünle denizi yardın,

Canavarların kafasını sularda parçaladın.

Livyatan’ın başlarını ezdin,

Çölde yaşayanlara onu yem ettin.

Kaynaklar, dereler fışkırttın,

Sürekli akan ırmakları kuruttun.

Gün senindir, gece de senin,

Ay ve güneşi sen yerleştirdin,

Yeryüzünün bütün sınırlarını sen saptadın,

Yazı da, kışı da yaratan sensin.

(her türlü telif hakkı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre korunmuş olup, kısmen yada tamamen yayınlanması yasaktır)

Yukarıdaki mezmurda denizin yarılarak toprağın yani yeryüzünün nasıl yapıldığını, bunu yaparken suların hâkimi Livyatan’ın (yedi) başının ezildiği ve çöle atıldığı, yeraltı sularından derelerin meydana geldiği, yazı ve kışı yarattığı, yeryüzünün sınırlarını çizdiği anlatılır. İlk yaratıklar suda çoğalmış, sonra sudan çıkan Behemot, yeryüzünü yaratmak için Leviyatan ile savaşarak ikiye yarmış, yarığı deniz tabanından getirdiği toprak ile doldurarak yeryüzünü oluşturmuştur.

Eyüp 40 bab, 15-24:

Behemot’a bak,

Sığır gibi ot yiyor.

Bak, ne güç var belinde,

Karnının kasları ne güçlü!

Kuyruğunu sedir ağacı gibi sallıyor,

Sımsıkıdır uyluk lifleri.

Kemikleri tunç borular,

Kaburgaları demir çubuklar gibidir.

Tanrı’nın yapıtları arasında ilk sırayı alır.

..

Yeryüzünün hâkimi Behemot’tur. Mason litaratüründe son dereceye gelen mason üstadının kulağına en büyük SIR yani yeryüzünü yaratan canavarın adı fısıldanır; “Mah-hah-bone (Maa ha bone). (5)

Bilindiği üzere Fransız kralı IV. Philippe (Güzel Filip), Tapınakçıları “Baphomet” isimli “yeryüzünün mimarı” pagan tanrıya inandıkları, yani kâfir oldukları için tutuklayıp, yaktırmıştır.

..

Mezmurlar 104

Ya RAB, ne çok eserin var!

Hepsini bilgece yaptın;

Yeryüzü yarattıklarınla dolu.

İşte uçsuz bucaksız denizler,

İçinde kaynaşan sayısız canlılar,

Büyük küçük yaratıklar.

Orada gemiler dolaşır,

İçinde oynaşsın diye yarattığın

Livyatan’da orada.

Hepsi seni bekliyor,

Yiyeceklerini zamanında veresin diye.

Sen verince onlar toplar,

Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.

Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar,

Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.

Yeryüzüne düzen gelmiş, ama Livyatan ölmemiştir. Denizin dibinde kıyamet gününü beklemektedir.

Vahiy 11: 7 “Ve kendi tanıklıklarını bitirdikleri zaman,

dipsiz derinlikten çıkan canavar onlarla savaşacak

ve onları yenecek ve onları öldürecek.”

Vahiy 13: 1 “Ve denizin kumu üzerinde durdum;

ve yedi başı ve on boynuzu olan bir canavarın

denizden çıktığını gördüm; ve boynuzlarının

üzerinde on taç ve başları üzerinde küfür adı vardı.”

Tapınakçılar, Baphomet heykelciği önünde tapındıkları iddiası ile öldürüldüler. Sonradan bu heykel için “şeytan” denildi. Tapınakçılar ve onlardan doğan gizli örgütler daima Şeytan’a tapmakla suçlandı.

Bu hikâye dolaylı olsada kısmen doğrudur. Zira ilk felaketi getiren ve insanlar arasına ayrılık tohumlarını atan “düşen melekler” dir.

İşaya 14; 12-15

Ey parlak yıldız, şafağın oğlu, (Lucifer)

Göklerden nasıl da düştün!

Sen ki, milletleri devirirdin,

Nasıl da yere yıkıldın!

Ve kendi yüreğinde derdin; “Göklere çıkacağım”,

“Tahtımı Tanrı’nın yıldızları üzerine yükselteceğim,

Şimalin sonunda,

Safon’un doruğunda oturacağım.

Bulutların üstüne çıkacak,

Kendimi yüce tanrı gibi kılacağım”

Ancak ölüler diyarına,

Ölüm çukurunun dibine

İndirilmiş bulunuyorsun.

Yaratılışın üçüncü gününde tek başına cennette dolaşan seherin oğlu parlak yıldız (lucifer-iblis) gurura kapıldı ve Tanrı ile kendini eşit saydı. Zira kendisi cennetin koruyucu meleği idi. Meleklerden farkı nurdan değil, ateşten yaratılması idi. Cennetten kovuluncaya kadar, yaratılmış yeryüzünün hakemi ve cenneti yeryüzünden ayıran görünmez dumandan yanan ateşin sahibi idi.

Hezekiel 28; 13-17

Sen Tanrı’nın bahçesi Aden’deydin.

Yakut, topaz, aytaşı,

Sarı yakut, oniks, yeşim,

Laciverttaşı, firuze, zümrütle, çeşit çeşit değerli taşla bezenmiştin.

Kakma ve oyma işlerin hep altındandı.

Bunlar yaratıldığın gün hazırlanmışlardı.

Meshedilmiş, koruyucu bir Keruv (melek) olarak

Seni oraya yerleştirdim.

Tanrı’nın kutsal dağındaydın,

Yanan taşlar arasında dolaştın.

Yaratıldığın günden

Sende kötülük bulunana dek

Yollarında kusursuzdun.

Ticaretinin bolluğundan

Zorbalıkla doldun

Ve günah işledin.

Bu yüzden kirli bir şey gibi

Seni Tanrı’nın dağından attım,

Yanan taşların arasından kovdum,

Ey koruyucu Keruv.

Güzelliğinden ötürü

Gurura kapıldın,

Görkeminden ötürü

Bilgeliğini bozdun.

Böylece seni yere attım.

Şafağın oğlu –Helel ben Shahar- Mezmur 139 da kanatlı melek olarak resmedilmiştir. Fakat hem göklerde hemde derin kuyularda ölüm diyarında olması İşaya 14; 12-15 geçen Lucifer’e benzer.

Mezmurlar-139;8-10

Göklere çıksam, oradasın,

Ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın.

Şafağın (Shahar) kanatlarını alıp uçsam,

Denizin ötesine konsam,

Orada bile elin yol gösterir bana,

Sağ elin tutar beni.

Gururundan dolayı yeryüzüne düşen melek olarak atılmadan önce Lucifer (Şafağın oğlu), yeryüzünde cinlerin (bedensiz varlıklar) hâkimi idi. İddiaya göre Hz. Adem’in ilk eşi Lilith’in, Adem ile evlenmek istemeyip, dünyaya kaçması sonrası Kızıldeniz’in köpüğünden (denizler hakimi Leviyatan’dan) hamile kalması ile “cin” tayfası oluşmuştur. Bu nedenle Lilith’ye Babil dilinde Lilitu; “dişi ifrit” denir. Babil’den önce Ur kentinde bulunan “Gılgamış ve söğüt ağacı” hikâyesindeki cinlerden “Lillake” isimli dişi cindir. Hz. Süleyman, Saba kraliçesinin, Lilith olduğundan şüphelenmiş ve tabanı su ve camdan yapılmış köşküne davet ederek yere kadar uzanan eteğinin altından kıllı bacaklarını görmek istemiştir. Bu kumpasın farkına varan Saba kraliçesi, Hz. Süleyman’ın son gizli kadim bilgileri bildiğini anlamış ve kendisine hayran kalmış ve dinine geçmiştir. (6) Sonra Saba kraliçesi Hz. Süleyman’dan erkek çocuk sahibi olacak ve kusursuz bir plan ile “ahit sandığını” çalmak istiyecektir. Bu konuda ileride ayrıntılı bir yazı yayınlanacaktır.

Süleyman Ateş’in “Peygamber Tarihi” kitabında (7) insanoğlundan önce yeryüzünde başında cinlerin yaşadığını yazmaktadır.

Kuran-ı Kerimde ise şöyle geçer; “Sonra onların ardından, nasıl davranacağınıza bakmak için sizi yeryüzünde onların yerine geçirdik” (Yunus Suresi: 14. Ayet Diyanet eski meali)

Taberi’de “Peygamber Tarihi” kitabında; insanoğlundan önce cinlerin yeryüzüne hakim olduğu, 3. günde yaratılan İblis’in (şafağın oğlu- cennetin koruyucu meleği) yeryüzü hakimiyetine son verilerek, altıncı günde yaratılan Hz. Adem’in yeryüzüne halife (yönetici) atanmasını kabul etmemiş ve gurura kapılarak “o balçıktan yaratıldı, ben ise ateşten” demesi ve isyan etmesi, Havva’yı kandırması sonucu yeryüzüne ölümlü olarak atılmıştır.

Diğer kutsal kitap anlatımlarına göre; 20 meleğin başında olduğu 200 melek ile birlikte yeryüzüne altılmıştır. Bu 200 melek Hz. Adem’in çocuklarını kıyamete kadar saptırmak için yetki istemiş ve bu yetki kendisine verilmiştir. Bu nedenledir ki, yeryüzünde iddia edildiği veya bir kısım dinlerde iyi (insan) kötü (şeytan) arasında savaş iyilik ile kötülük arasında değildir. Savaşın en önemli noktası yeryüzü hakimiyetinden kaynaklanan “statü” sorunudur. 200 meleğin ete kemiğe bürünüp, yeryüzünde insanoğullarının kızları ile birleşip, ünlü devleri (çapulcuları) yaratmaları (Nephilim) bu hilafet sorunundan başka değildir.

Tevrat’a göre Yahova insanoğlunu yaratmaktan pişman olmuş ve devler ile birlikte insanoğlunu Tufan ile yok etmeye karar vermiştir. (8)

Tufandan önce, dünyaya hâkim olan canavar ve cin tayfasının hikayesi budur.

(her türlü telif hakkı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa göre korunmuş olup, kısmen yada tamamen yayınlanması yasaktır)

(1) Daha ayrıntılı bilgi https://saklitarih.wordpress.com/2012/01/21/olu-deniz-parsomenleri-iii/ yazısında bulunabilir.

(2) Timsah’a benzetilir. Timsah, Mısır’ın kutsal ruhudur.

(3) Behemot su aygırı olarak tevsir edilir.

(4) Bilindiği üzere mevsimler dünyanın eğikliğinden kaynaklanır, ilk yaratılış sonrası tufana kadar dünyada mevsimler bulunmamaktadır. Daniel 2: 21, “O’dur zamanları ve mevsimleri değiştiren” Vaiz 3: 1 “Her şeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır” İşaya 40: 32 “Başlangıçtan size bildirilmedi mi? Dünyanın temellerinden anlamadınız mı? Dünya dairesi üzerinde oturan odur ve onun içinde oturanlar çekirgeler gibidir.”

(5) Fraternis- Burak Erdem- say. 756

(6) Neml suresi 44. “Ona “köşke gir” denildi. Köşkü görünce onu (zeminini) derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman, ona “Bu, (zemini) billurdan döşenmiş bir köşktür” dedi. Belkıs, “Ey Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmetmiştim. Şimdi ise Süleyman ile birlikte âlemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum” dedi

(7) Kur’ân’da Peygamberler Tarihi -Prof. Dr. Süleyman Ateş

(8) Tevrat’ ta Yaratılış 6. Bölüm; 1.Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu. 2. İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler. …..4 İlahi varlıkların insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi oldukları günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi. 5 RAB baktı, yeryüzünde insanın yaptığı kötülük çok, aklı fikri hep kötülükte. 6 İnsanı yarattığına pişman oldu. Yüreği sızladı. 7 “Yarattığım insanları, hayvanları, sürüngenleri, kuşları yeryüzünden silip atacağım” dedi, “Çünkü onları yarattığıma pişman oldum.”

Reklamlar

One thought on “TARİH : TUFANDAN ÖNCE

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s