DUYURU : TÜRKİYE’DE HENÜZ BİR ÖRNEĞİ OLMAYAN AKADEMİK BİR PROJEYİ DİKKATİNİZE SUNUYORUZ /// PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DVD SETLERİ

Değerli Yurtseverler,

Bu sefer ki setimizde halen ülkemizde ve tüm dünyada FENOMEN olarak bilinen PARAPSİKOLOJİ & GİZEM konusuna değindik. Oldukça kapsamlı bir çalışma oldu desek abartmış olmayız. Bu konuda ilk eser olmanın gururunu taşıyoruz.

Değerli Yurtseverler,

Önce isterseniz Parapsikoloji nedir, bilimsel çerçeve içinde kalarak biraz değinelim.

Parapsikoloji Nedir?

Öncelikle terim anlamına bakmak gerekirse para-psikoloji psikoloji ötesi demektir. Parapsikolojinin temel aldığı dal düşünce gücü ve insanların ruhsal güçleridir. Labarotuarlarda denenip onaylandıktan sonra parapsikoloji dalına alınır bu güçler. Yani parapsikoloji paranormal güçleri yani normal ötesi güçleri ele alır. Özel labarotuar ve merkezlerde bu güçlere sahip kişiler kullanılarak deneyler yapılır. Bir bilimdalı olan parapsikolojiyi hala bilimdalı kabul etmeyen bilim adamları vardır. Çünkü parapsikolojinin incelediği ve onayladığı dallar gerçekten yenilir yutulur cinsten değildir. Parapsikolojinin incelediği dallar şunlardır:

Duyu Dışı Algılama (ESP) =Telepati, Durugörü, Önsezi Psikokinezi (PK): Telekinezi – Rüyada ESP-Hipnoz ve hipnoz altında ESP-Hayvanlarda ESP-Bitkilerde Parapsikoloji – Duruişiti – Psikometri – Levitasyon – ışınlanma=teleportasyon – paranormal şifacılık ve cerrahi – paranormal teşhis ve otoskopi, alteraskopi, telemnezi – gezici durugörü – astral seyahat – beden enerji merkez ve alanları: şakralar ve auralar – enerji bedenleri – kirlian fotoğrafçılığı – biyokozmik enerji ve psikotronik bilim – geller etkisi – şuurlu beden kontrolleri – değişik şuur halleri (ASC) – tekinsizev: kendiliğinden pk – düşünce fotoğrafçılığı – gözsüz görüş – radyestezi ve radyonik bilim – telkinbilim – psişik arkeoloji – geçmişin bilinmesi.

Bu dalları araştıran parapsikoloji bilimi belli modern aletlerle ölçümler yapmayı ve bunları geliştirmek için yöntemler üretmeyi başarmıştır. Parapsikoloji insanın biyolojik bir makineden fazlası olduğunu gözler önüne sermesi ve insanın kendini keşfetmesi yönünden çok önemli bir bilim dalıdır. Ama maalesef bazı büyük ülkeler tarafından silah olarakta kullanıldığı bilinmektedir. Ajanlar kendi aralarında telepati ile iletişim kurmakta, telekinezi ile bazı müdahaleleri yapmaktadır.

Parapsikoloji araştırma merkezleri bulunan ülkeler: Başta Rusya, Amerika olmak üzere Japonya, İngiltere, Çin, Hollanda, Almanya, Fransa, Portekiz, İsviçre

Parapsikoloji araştırma laboratuarları bulunan ülkeler: Amerika, Almanya, Japonya, İskoçya, Fransa, İtalya

Parapsikoloji Tarihi+

Parapsikoloji, geçtiğimiz yüzyılın başlarında ortaya çıkmış, ruhsal yetenekleri ve onunla ilgili olayları inceleyen bir araştırma dalıdır. Başka bir deyişle paranormal (normal ötesi) güçleri, olguları ve yetenekleri inceleyen bir bilim dalıdır.

Parapsikolojiyi sözcük anlamı olarak incelersek para ötesinde, psikoloji de ruh bilim demektir. Türkçesi ruhbilim ötesi olmaktadır. Parapsikoloji, metapsişik teriminden sonra Oesterreich tarafından icat edilmiş bir kelimedir. Eski materyalist metapsişiğe verilen yeni isimdir.

Prof. J. B. Rhine, çalışmaları sonucunda bazı kişilerin bedensel duyuları kullanmadan dış dünyadan ya da diğer insanların zihinlerinden bilgi edinebileceklerini gözlemliyordu. Bu olguya duyular dışı algılama (DDA – İngilizce kısaltılmışı: ESP extra sensory perception) adını verdi. Daha önceden bu çalışmalar için Fransız bilimci Boirac tarafından parapsişik ifadesi kullanılıyordu. Prof. Rhine ve Prof. W. McDougall bu ismi parapsikoloji terimiyle değiştirerek bu terimin uluslararası sahada kabul görmesini ve literatürde yerini almasını sağlamıştır.

Dr. Joseph Bank Rhine

PARAPSİKOLOJİNİN ALANINA GİREN KONULAR

Parapsikolojinin alanına giren konular ortaya çıkış biçimlerine göre iki gruba ayrılmaktadır.

A-) Bunlardan ilkine Zihinsel Deneyimler ismi verilmiştir. Parapsikoloji araştırmalarında zihinsel ya da öznel olarak ortaya çıkan fenomenleri kapsar. Burada süjenin, yani deneğin dış dünyadan aracısız bilgi alması olayı ile karşılaşırız. Bu tür olaylar parapsikolojide DDA başlığı altında incelenmektedir. Durugörü (uzaktan görme), telepati (düşünce nakli, uzaduyum), prekognisyon (önceden bilme), psikometri (ruhsal ölçüm), şifacılık, beden dışı deneyimler (astral projeksiyon) ve benzeri fenomenler bu türe girmektedir.

B-) Diğer bir grup, Fiziksel Etkilerdir. Burada süje bedenini kullanmadan çevresindeki eşyalar üzerinde fiziksel etkiler oluşturmaktadır. Bu türden olgulara telekinezi ya da psikokinezi (PK) denmektedir. PK etkisi, ruhsal gücün madde üzerindeki fiziksel etkileridir.

PARAPSİKOLOJİNİN KÖKENLERİ ve GELİŞİMİ

Dr. Joseph Banks Rhine’ın 1930 yılında Duke Üniversitesi’nde kurmuş olduğu Parapsikoloji laboratuarıyla parapsikoloji tarihi başlamaktadır. Fakat bu parapsikolojinin bilimsel tarihinin başlangıcıdır. Oysa parapsikolojinin incelediği psişik yetenekler insanlığın başlangıcından beri vardır ve varlığını sürdürmektedir. Dolayısıyla parapsikoloji tarihi dediğimiz zaman psişik yeteneklerin tarihsel doküman olarak ortaya çıktığı zamanları ele almak durumundayız.

Bu açıdan baktığımızda parapsikoloji tarihini beş bölümde incelememiz mümkün:

• Antik – arkaik dönem.

• Ortaçağ dönemi.

• Mesmerizm dönemi.

• Dernekleşme dönemi.

• Günümüz dönemi.

Antik Dönem

Klasik dönemde denmektedir. Bu dönemi tarih çağlarından başlayarak Ortaçağ’a kadar taşıyabiliriz. En eski parapsikolojik kayıt radyesteziyle ilgilidir. Bilinen en eski çatal çubuk resmi İ.Ö. 1300 yıllarına aittir ve Mezopotamya’da bulunmuştur. Ondan da önce Eski Mısırlılarda Radyestezi yöntemini kullanıyorlardı. Yani bu eski dönemlerde çatal çubuk yöntemiyle toprak altında su ve maden araması yapılmıştır. Yine İ.Ö.1700’lü yıllarda yaşamış Çin İmparatoru Yu’nun mezar taşında Çatal çubuğun kullanıldığını gösteren kabartma görülmüştür. İmparator Yu, su ve madenler bulabilirmiş ve bununla ülkesine bazı hizmetler yaptığı efsanelerde anlatılır.

Tarih İçerisinde Radyestezi Uygulamaları

Eski zaman insanları psişik yeteneklere en az şimdiki kadar ilgiliydiler. Fakat bu insanlar bu tür olguların bir açıklamasını bulmakta zorluk çekiyorlardı. Örneğin Antik Yunan ve Roma dönemlerinde… O zamanlar yaşamış Fisagor, Eflatun, Çiçeron, Senaka ve benzeri diğer bilim ve devlet adamları bu konuları incelemişlerdi. Metafizik olarak bildiğimiz felsefe alanının düşünürleri olan bu filozofların bazı eserlerinde psişik bir olguya az çok rastlanır.

Phtagoras Eflatun (Platon) Çiçeron

Gene Yunan kültüründe prekognisyon yani önceden bildirme, haber verme olayları oldukça yaygındı. Gerek Yunanistan’da gerek Anadolu’da birçok kehanet merkezleri, tapınakları mevcuttur. Yunanistan’daki Delphi tapınağı ile Anadolu’da Didim’deki Apollon kehanet tapınaklarını bunlara örnek olarak gösterebiliriz. Bu tapınaklarda Piti ismi verilen rahibeler transa girerek gelecekten haber vermekte idiler. Bazı krallar önemli devlet kararlarını almadan önce örneğin, savaşa girmeden önce bu rahibelere başvurarak savaş hakkındaki tahminlerini öğreniyorlardı. Truva efsanesinden bildiğiniz gibi… Bu ve bundan önceki dönemlerle ilgili psişik yeteneklerin varlığı en temel ve sağlam bir şekilde ezoterik bilgilerin içerisinde mevcuttur.

Didim Apollon Tapınağı Delphi Tapınağı

Ortaçağ Dönemi

Ortaçağ’a geldiğimizde psişik fenomenlerin, paranormal olayların yoğunlaştığına dolayısıyla bu konuyla ilgilenenlerinde arttığına şahit oluyoruz. Fakat ortaçağ bilindiği gibi dini düşüncelerin tüm dünyada hakim olduğu skolastik bir dönemdir. Bu dönemde sihir, büyücülük gibi olaylarında yoğun bir şekilde belirmesi söz konusudur. Tabi bu psişik fenomenler için önemli bir tehlikeyi gündeme getirmişti. Çünkü skolastik düşünce içerisinde büyücülük ve benzeri uğraşların cezası acımasız bir şekilde öldürülmekti. O zamanın insanı din dışı her türlü uygulamayı büyücülük olarak görüyordu. Rasyonel bir mantıkla bu konuları inceleyenler kendilerini böyle bir ortamdan korumak için gizli bir bilim oluşturdular ve adına da okültizm ismini verdiler.

Okültizmin belli başlı incelediği bazı konular şunlardı: İnsan ve dünyanın yapısı, Düşünce ve düşüncelerin etkisi, Astral alem, ruhsal dünya, Astral seyahat, Tekrardoğuş, Simya (alşimi), Şiromansi (el falı), Kehanet, Sembolizm, Astroloji ve Tarot.

Gizli bir şekilde yürütülen okült çalışmaların yanı sıra halk arasında da bu dönemde psişik fenomene ilginin yoğunluğunu görüyoruz. Dediğimiz gibi ortaçağ skolastik bir dönemdir ve dinsel düşünce yaşamın her alanına girmiştir. Dolayısıyla bu dönemdeki psişik fenomenlerde dinsel ritüeller içerisinde yer alıyordu. Bunların arasında en sık bahsedileni levitasyon fenomenidir. Birçok Hıristiyan aziz ve mistiklerinin levitasyon söylenceleri günümüze kadar ulaşmıştır.

Bunlara örnek olarak şu kişileri sayabiliriz: Aziz Francesco, Aquinolu Thomas, Aziz Joseph Maria Jesu.

Aziz Francesco Aquinolu Thomas Aziz Joseph Maria Jesu

Tarihte bir başka levitasyon fenomeniyle karşımıza çıkan kişi Alman rahibe Anna Katherina Emmerich’dir. Bu rahibenin bir başka ünlü yeteneği de durugörüyle ilgilidir. Zaten kendisi bir medyomdur. Hıristiyanlık tarihiyle ilgili bazı olayları postkognisyon yeteneğiyle yani geçmişi görebilme durugörüsüyle vizyon tarzında algılamış ve bildirmiştir. Bunlardan en ünlüsü de Meryem Ana’nın hayatıyla ilgilidir ve onun bildirimleriyle Efes’teki Meryem Ana evi arkeologlar tarafından bulunmuştur. Vizyon tarzında yaptığı görüyle evin yerini tarif etmiş ve yapılan kazılar sonucu burada gerçekten tarihi bir ev bulunmuştur.

Anna Katherina Emmerich Efes’teki Meryem Ana Evi

Mesmerizm Dönemi

Parapsikolojinin temelleri bu dönemde ortaya atılmıştır diyebiliriz. Çünkü bu dönemde ilk defa bir bilim adamı, bir tıp adamı, hastalarını ruhsal şifa yöntemleriyle tedavi ettiğini tüm dünyaya duyurmaktaydı. 1700’lü yıllarda Viyanalı Doktor Anton Mesmer kendisine sinir rahatsızlığı ile gelen bazı hastaların tedavisi sırasında normal tıbbi müdahalenin yanı sıra mıknatıslı çubuklar kullanarak da sonuç alabileceğini fark etti. Araştırmalarına devam eden Mesmer bir müddet sonra mıknatıs çubuk yerine ellerini kullanarak da aynı işi yapabileceğini keşfetti. Mesmer bunu, canlıların bedenlerinden yayılan Canlısal Manyetizma denilen bir güçle açıklıyordu. Mesmer bu dönemlerde oldukça ciddi çabalar içerisinde bulunmuştu. Aleyhinde birçok meslektaşı vardı, fakat daha önemlisi sayısız hastası da onun yöntemleriyle şifa bulmuştu.

Mesmer ve Manyetizm Çalışmaları

Mesmer’in çalışmalarını Fransız Aristokrat Marki de Puysegur devam ettirmiştir. Puysegur bu bedensel manyetizma enerjisinin sadece şifacılarda bulunmadığını, her insanda mevcut olduğunu iddia ederek, hastadaki inanç ve iradenin fizik beden üzerinde değişiklikler meydana getirdiğini söylüyordu. Puysegur kendi yöntemleriyle insandaki suni uyurgezerlik olayını ortaya çıkardı ve buna “somnambulizm” adını verdi. Bu farklı şuur seviyesinin keşfi gelecekte birçok parapsikolog ve metapsişikçinin çalışmalarında büyük olanaklar sağlamıştır. Çünkü birçok duyular dışı algılama, halk arasındaki ismiyle altıncı duyumuz, bu şuur seviyesinde daha rahat ortaya çıkmaktadır. Bu ilk araştırmalarla ileride gelişecek olan parapsikoloji biliminin temeli atılmış oluyordu. Artık bilim adamlarının eline birtakım doneler geçmişti.

Marki de Puysegur

Dernekleşme Dönemi

Parapsikoloji araştırmalarının yakın tarihini oluşturan dernekleşme döneminde başlıca iki kuruluşun faaliyetlerini görüyoruz: Klasik deneyleri ile ilk adımları atan, 1882’de kurulan İngiliz Psişik Araştırmalar Derneği ve Prof. J. B. Rhine’ın 1932’de Kuzey Carolina Duke Üniversitesi Psikoloji Fakültesinde kurduğu Parapsikoloji Laboratuarıdır.

SPR (İngiltere Psişik Araştırmalar Derneği)

19. Yüzyılın sonlarına doğru birtakım aydınlar bilimin getirmiş olduğu katı materyalist anlayışı ve bu anlayışın getirdiği kısır dünya felsefesini anlamışlar ve buna karşı açık tepkilerini de koymuşlardır. Bu tepkiyi ortaya koyanlar daha sonra da göreceğimiz gibi, gene o dönemin önde gelen ünlü bilim adamları olmuştur. 18. ve 19. yy. bilim anlayışına göre insan tesadüflerle oluşmuş gayet mekanik ve otomatik yapıya sahip bir varlıktı. Bu açıklamalarla yetinmeyen ve insan varlığının daha üstün, daha aşkın bir öze sahip olduğunu anlayan bu aydınlardan bir kısmı 1882 yılında Londra’da Psişik Araştırmalar Derneği’ni kurdular (İngilizce kısaltılmışı SPR: Society for Psychical Research).

Dernek bazı bilim çevrelerince o kadar ilgi görüyordu ki gerek başkanları gerekse üyeleri tanınmış bilim adamlarıydılar. Başkanlar arasında Nobel ödülü almış üç bilim adamı, bir başbakan ile çoğu fizikçi ve filozoflardan oluşan çok sayıda profesörler bulunmaktaydı. Bir fikir vermesi açısından bu başkanların bazılarını belirtelim: Derneğin ilk başkanı felsefe profesörü Henry Sidgwick’tir. 1893 yılı başkanı, filozof ve bir dönem İngiltere devletinde başbakan olan Arthur Balfour’dur. 1894 yılı başkanı Amerikalı psikoloji ve felsefe profesörü ünlü William James’tir. 1896 yılında derneğe başkanlık yapmış olan isim radyometrenin ve Crookes tüpünün bulucusu Thallium’un kaşifi Sir William Crookes’dir. 1901’de ünlü İngiliz fizikçi ve yazar Profesör Sir Oliver Lodge derneğe başkanlık yapmıştır. 1905’de Fransız fizyolog ve tıp Profesörü Charles Richet, yine 1913’de Fransız filozofu Nobel Edebiyat Ödülü sahibi ünlü Profesör Henri Bergson gibi ünlü isimler dönem dönem derneğin başkanlığını yapmışlardır.

Charls Riche Arthur Balfour William James

Burada isimleri aktarmaya devam etsek, liste uzayıp gidecektir. Anlatmaya çalıştığımız ruhsal araştırmalar alanında kurulmuş bu ilk dernek aslında hiç de önemsiz, küçük, kendi alanında araştırmalar yapan bir dernek değildi. Aksine gerek kurucuları gerek başkanları gerekse üyeleri o dönemin bilim ve düşünce tarihine isimlerini yazdırmış kimselerdi.

Sir William Crookes, Sir Oliver Lodge, Charls Richet

Bu aydın bilim adamları o dönemde tek bir noktada uzlaşıyorlardı: 19. yy. biliminin kendilerini içine sürüklediği mekanik kör düğümden çıkacak bir yol bulmak. İngiliz Psişik Araştırmalar Derneği üyeleri bu amaçla insan varlığının duyular dışı yönlerini ve özellikle de psişik yeteneklerini inceleme yoluna gittiler. Konuyla ilgili yüzlerce vaka topladılar ve bunları hiçbir ayrıntıyı kaçırmadan objektif bir biçimde incelediler. Bunun yanı sıra bu araştırmaları destekleyici birçok psikolojik araştırmalar da yaptılar. Çoğunun yüksek dereceli çabalarından dolayı o günlerde açıklanamaz olarak görülen olaylar bugün birçok ılımlı bilim adamı tarafından kabul edilmektedir. Ayrıca aralarında Freud, Janet ve C.G. Jung’un da bulunduğu ilk psikoterapistlerin çoğu Derneğin üyesiydi. Bu ünlü psikologlar da dernek çevresinde çok önemli ve faydalı çalışmalar vermişlerdir. Psikoanaliz ekolünün kurucusu Freud “eğer yaşamımı tekrarlayabilseydim, kendimi psikanaliz yerine parapsişik araştırmaya adardım” demiştir. Kendisinin telepatiyle ilgili görüşlerini bildirdiği “Psikanaliz ve Telepati” başlıklı raporu birtakım bilim çevrelerinin baskısı nedeniyle ancak ölümünden sonra yayınlanmış ve beklenildiği gibi pek yankı da uyandırmamıştır.

Değerli Yurtseverler,

Peki bu bilimsel açıklamalardan sonra bu seti neden çıkardık ?, onu açıklayalım.

PARAPSİKOLOJİ konusu Amerika’da ki Üniversitelerde kürsüsü bulunan ve oldukça ciddiye alınan bir konudur. ABD’li bilim adamları harıl harıl bu konuda araştırma yapıyor. Dünya dışı yaşam yada bilinen adı ile Ahiret, Cennet, Cehennem gibi kutsal kitaplarda bahsedilen ancak halen soyut olarak adlandırılan mevhumlar konusunda bilinenler çok az. Bu konuda oldukça literatür bulunsa da bir çoğu komplo teorisi tarzında. Bu nedenle bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar yurtdışında oldukça destek görüyor. Ülkemizde ise bu konu CİNCİ HOCA dediğimiz yada Kahve falına bakan Romen vatandaşlarımızın tekelinde yürüyor desek abartmış olmayız. Çünkü bu konuda ülkemizde hiçbir bilimsel çalışma yok. Destek veren de yok. Böyle olunca ortalık din dışı hurafelere, cinci hocalara ve falcılara kalıyor. İnsanımız ise bu konuda bilgisiz. Bu durum nedeniyle çok sayıda art niyetli dolandırıcı da ortalıkta kol geziyor. Halbuki yurt dışında olduğu gibi bilim yuvalarımız bu konuda bilimsel araştırmalar yapıp kamuoyu ile paylaşsa ortalıkta gezinen bilim dışı tezlerde son bulacaktır.

İşte bu set ile yurt dışında ki ve ülkemizde ki PARAPSİKOLOJİK & GİZEM içeren konulara farklı bir bakış açısı kazanacaksınız.

PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DVD SETİ’ni 2 versiyon olarak dikkatinize sunuyoruz.

Premium PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DVD SETİ toplam 4 dvd’den oluşuyor ve 2 dvd içinde doküman ve makale, diğer 2 dvd içinde ise dijital görüntüler yer alıyor. Ücreti : 198 TL (ÖZEL BÜRO GRUBU üyelerine indirimli – 149 TL)

Gold PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DVD SETİ ise toplam 8 dvd’den oluşuyor ve 3 dvd içinde doküman ve makale, diğer 5 dvd içinde ise dijital görüntüler yer alıyor. Ücreti : 396 TL (ÖZEL BÜRO GRUBU üyelerine indirimli – 349 TL)

(Not : Her DVD’de 4,5 GB’lık veri bulunuyor. Toplam 4 DVD’de 18 GB, 8 DVD’de ise 32 GB’lık veri bulunuyor. Bu da bir ev dolusu kütüphane kadar dijital veri demek)

PARAPSİKOLOJİ & GİZEM DVD SETİ’ni almak isterseniz lütfen aşağıdaki hesabımıza alacağınız setin ücretini havale ettikten sonra ozel-buro E-posta adresimize Ad Soyad, Cep Telefonu ve Açık Adresinizi gönderin. Ödeme kontrolünden sonra setler aynı gün içinde adresinize kargo ile gönderilecektir. (Kargo bedeli tarafımıza aittir)

Hesap Numaramız :

ZİRAAT BANKASI AKÇAKOCA DÜZCE ŞUBESİ HESAP NO : 0318-62940443-5001 /// İBAN NO :TR130001000318629404435001 (Erkut Ersoy adına)

Teşekkürler,

ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s