PSİKOLOJİ DOSYASI : Gerçeğe Dönüşen Tekrarlanan Yalanlar

Sadece beyninizin yüzde 10’unu kullanırsınız. Havuç yemek gözlerini iyileştirir. C vitamini, soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır.

Bunların hepsi bilimsel olarak ispatlanmış yanlış inançlar…

Peki, aksi yönde kanıt olmasına rağmen neden bu kadar çok yanlış inanç ısrarla devam ediyor? Onları yalanlama çabaları neden o iddiaları daha da körüklüyor?

yalan.jpg

Bunun sebeplerinden ilki tekrarlama…

Tekrarlama, reklam, politika ve medya olmak üzere biz farkında olmasak ta hayatımızın her yerinde. Medyada aynı ürünler için defalarca benzer reklamlar görürüz, politikacılar aynı mesajları sorulan sorular ile ilgisi olmasa bile aynı biçimde cevaplar, gazeteciler köşe yazılarında aynı görüşleri tekrar eder dururlar.

Doğru olup olmamasından bağımsız olarak bir şey tekrarlandıkça insana doğru gelmeye başlar. Bunun nedeni bu ifadelere zamanla aşina olmamızdır. Tekrar, ikna etmenin en kolay ve en yaygın yöntemlerinden biridir.

Psikologların gerçeğin illüzyon efekti olarak adlandırdıkları şey budur ve temel sebebi insanın kendisine aşina gelen şeyleri sevmesidir. Bir mesaja defalarca maruz kaldıkça bu mesaj bize tanıdık gelmeye başlar ve zihnimiz tanıdık şeyleri işlemek için daha az çaba harcayacağından bu fikri benimsemek bize daha kolay gelir. Sezgilerimizin analiz gücümüzü devre dışı bırakmasının sonucu ise kolay kandırılmak olur.

Beynimiz üzerinden düşünmemiz olan şeylere zaman ayırmaktansa kolay kabul edebileceğimiz şeylere inanma eğilimi göstermesi ürkütücü bir gerçeklik anlayacağınız.

“Tekrarlanan yalan gerçeğe dönüşür” sözü çoğunlukla Nazi propaganda bakanı Jospeh Goebbels’e atfedilir ve propagandanın temel kuralı olarak bilinir.

Adolf Hitler’in de bu tekniği bildiği aşikar. “En son kişi fikrini kavrayana kadar sloganlar devamlı olarak tekrar edilmelidir” diye yazdı Mein Kampf bir zamanlar.

Bazı çalışmalar, maksimum etkiyi sağlamak için bir mesajın kaç kez tekrarlanması gerektiğini de test etmiştir. Bulunan sonuçlara göre bir düşünceye 3-5 kez maruz kaldıktan sonra duyduğumuz güven üst boyutlara çıkıyor. Ancak bu sayıdan daha fazlasına maruz kalmak etkiyi tersine de çevirebiliyor. İşte bu nedenle reklamcılar, kullandıkları reklamlarda ve sloganlarda dönem dönem değişiklikler yapmaktadır.

Bir diğer neden ise bilişsel cimrilik. Beynimiz beynimiz analizden çok sezgilerini kullanmayı tercih ediyor, üstelik bu durumun zeka ile hiçbir bağlantısı yok…

Güney California Üniversitesi’nden Eryn Newman sezgisel tepkilerimizin beş temel soru etrafında döndüğünü söylüyor:

  • Bilgi güvenilir bir kaynaktan mı?
  • Başkaları inanıyor mu?
  • Destekleyecek çok sayıda kanıt var mı?
  • İnandığım şeyle uyumlu mu?
  • İyi bir hikaye içeriyor mu?

Bu konulara yönelik tepkilerimiz, gerçekle ilgisi olmayan küçük ve alakasız ayrıntılarla yönlendirilebiliyor.

Öncelikle o konuda uzman olsun, olmasın tanıdığımız insanlara daha fazla güveniyoruz. Ayrıca bir düşünceyi ne kadar çok insan destekliyorsa, o fikrin doğruluğundan daha az kuşku duyuyoruz. Bir de iddia edilen konu akıcı bir biçimde dile getirildiyse, inançlarımız ile uyumluysa daha kolay kabul ediyoruz.

Bunları bilmek ne işimize yarar derseniz, kısmen de olsa sizin propaganda tuzağına düşmenizi engelleyebilir kanımızca. Bir yalan makul gelse bile sadece onu çok işittiğimiz için eski bilgilerimizi neden bir kenara bırakalım ki?

Akademisyenlerin yazdıkları her şeyde referans kullanmalarının nedeni budur işte. Dile getirdikleri iddialara okurun hemen inanmasını beklemek yerine ona kaynağını araştırma olanağı verirler.

Gerçeklerin önem taşıdığı bir dünyada yaşıyoruz. Kaynağına inip doğruluğunu araştırmadan bir şeyi tekrarlıyorsak yalanlarla gerçeklerin birbirine karıştığı bir dünya yaratılmasına yardım etmiş oluruz. Yani tekrarlamadan önce düşünmekte fayda var.

Kaynaklar:

http://www.bbc.com/future/story/20161026-how-liars-create-the-illusion-of-truth

www.spring.org.uk/2010/12/the-illusion-of-truth.php

www.wired.com/2017/02/dont-believe-lies-just-people-repeat/

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160324_vert_fut_insan_neden_kolay_kanar

Matematiksel

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s