İSTİHBARAT DOSYASI : ÖMER ÖZKAYA : Ekonomik istihbarat (BÖLÜM 1 VE 2)

Ekonomik istihbarat (1)

2 .Dünya Savaşı’ndan sonra, gelişmekte olan ülkeler, tekrar bir savaş çıkacağı korkusuyla, zihinsel enerji, zaman ve kaynak israfına sevk edilirken, gelişmiş ülkeler arasında silahlı mücadele, yerini teknolojik ve ekonomik istihbarat savaşlara bıraktı.

2. Dünya Savaşı’ndan sonra Türk Ordusu içindeki Almanya yanlısı paşalar tasfiye edilmeye başlandı. Kalanlar (95 general) da 27 Mayıs Darbesi’yle ihraç edildi. Ordu, Almanya’da yaşayan Türklere bile itidalle yaklaşır hale getirildi. İngiltere, ordu üzerinde ağırlık kazandı. Bunun üzerine Almanya, İngiltere’yle mücadelesini, kendisini daha güçlü hissettiği ekonomik sahaya kaydırdı, Türkiye’ye şirketleriyle yöneldi (1945-1960), girişte Türk ortaklar kullanıldı.

Aynı dönemde ABD, Türkiye’de yeni idi, hem Almanya hem de İngiltere kadar Türkiye bilgisine sahip değildi, burada henüz hâkimiyet tesis edememiş, bunu temin maksadıyla da Safehaven Programı ile “Nazi altınlarını arıyoruz” diyerek, kayıtlarda gözükmeyen ama Türkiye’nin elinde öteden beri var olduğu iddia edilen altın rezervinin ve de Ergenekon’un peşine düşmüştü.

Londra, Berlin’in Türkiye’ye ve dünyaya şirketleriyle geri dönmesinden rahatsızdı. Almanya’nın itibarıyla oynamak, ona bir ders vermek isteyen İngiltere, Temmuz 1955’te ABD’den, Almanya’nın hammadde-maden tedarikçilerinin şemasının çıkarılmasında istihbarat desteği istedi. Bu şema İngiltere’nin elinde gerçekten yoktu.

Almanya, ihtiyacı olan kritik maddeleri dış dünyadan endirekt yollardan sağlıyordu, yani tedarik zinciri deşifre değildi. Mesela Kobalt’ı Ekvator’dan Monaco’ya, Monaco’dan Uganda’ya, buradan da Tayvan’a, oradan Almanya’ya çekiyorlardı. Bu döngü, en az 9 ay sürüyordu.

Kalay, dünyanın en stratejik madenlerinden biriydi, çünkü fiyatı konusunda rekabet imkânı yoktu ve sağlanmasında kısıtlama ve güçlük söz konusuydu. Otomotiv endüstrisinde motor yataklarında, kaporta, radyatör, yağ ve hava filtrelerinde kullanılıyordu. Uçak ve gemi endüstrisi ile elektrik ve elektronik sanayiinde geniş bir kullanım alanı vardı. Kimya sanayiinde boya, parfüm, sabun, üretiminden diş macunu yapımına kadar geniş bir alanda tüketiliyordu. Bunların yanında matbaacılıkta, cam endüstrisinde de kullanılmaktaydı. Almanya bütün bu alanlarda faaliyet gösteriyordu ve bu nedenle de Kalay, Almanya için stratejik bir madendi.

Bu arada hurdacılar vasıtasıyla Anadolu’dan toplanan kullanılmayan kalay kaplı parçalar, gizlice endüstri ülkelerine aktı. Kalay, savaşlarda yapay sis yapmak için de kullanılıyordu.

Dünya Kalay rezervinin sadece % 4,8’i gelişmiş ülkelerde, % 63’ü fakir ülkelerde, % 32’si de Çin ve SSCB’nin elindeydi. Kalay tüketimi lideri ülkeler ise ABD, Almanya, Japonya ve İngiltere idi. Başlıca istihsal sahaları olan Malezya, Endonezya, Tayland ve Bolivya, Hollanda ve İngiltere’nin sömürge sahalarıydı. Dolayısıyla dünya kalay piyasası, bu iki ülkenin ama daha çok İngiltere’nin kontrolü altındaydı.

Kalay, sanayi toplumu için çok önemli bir yere sahiptir ve birçok uygulamada tamamen uygun alternatifi yoktur. Kalay, 4-5 bin yıl önce de stratejik bir madendi. Anadolu, tunçtan sağlam silahlar yapabilmek için ihtiyacı olan kalayın karşılığında Mezopotamya’daki Asur Krallığı’na altın ve gümüş verirdi. Asur Krallığı’nın Anadolu’daki şehir devletlerine satış yapacak kadar bol kalayı hangi kaynaktan sağlamıştı, bu soru hâlen cevapsızdır. Çivi yazılı belgelere göre dışalımı sağlanan kalayın Anadolu dışına çıkartılması yasaklanmıştı.

Tedarikçilerinin deşifre olmaması için Almanya’nın başvurduğu bir başka yanıltma taktiği ise şöyleydi: Malın, kaynak ülkeden çıkışı ve güzergâhtaki ülkelere de giriş ve çıkışı, resmi kayıtlara sokulmaz, Almanya hesabına çalışan kaçakçılar üzerinden yapılırdı. Kaçakçılar, Almanya’nın mallarının Almanya’ya ait olduğunu bilmezlerdi. Almanya kaçakçıları özellikle kalay nakliyatında kullanırdı. Ayrıca en çok Ukrayna’ya kalay aldırıyor, aldırdığını işlenmiş gibi gösterip Almanya’ya çekiyordu. Kalay, Alman sanayisinin temel ihtiyacıydı. Keyifle bindiğimiz araçlar, işte bu dolambaçlı yollardan taşınan madenlerin Almanya’da toplanıp bilgiyle işlenmesiyle ortaya çıkıyordu. İngiltere bu dolambaçlı yolların şemasının peşindeydi.

Yarın devam edelim.

Ekonomik İstihbarat (2)

Amerikan askeri malzemesi, Türkiye’ye 1948’de gelmeye başladı. Marshall Planı, özel teşebbüs sahasında, Türkiye’de ilk mali yardımı, bütün üretimini Birleşik Amerika’ya sevketmekte olan İskenderun’da Bilgin Krom şirketine yaptı. Bu yıllarda Türk askeri tefekküründe Alman tesiri hâkimdi. 20 Bin Türk, Amerikalıların nezaretindeki eğitim kurslarından geçirilmişti. Binden fazla Türk, Almanya ve Amerika’da ek eğitim görmüştü. Eğitim görenlerin çoğu, kazandıkları bilgileri subay ve erlere göstermek üzere gene eski birliklerine gönderilmekteydi. Türkiye’de subaylık için öğretim şartları fakirlerin, çok az bir istisna ile hemen hepsini bertaraf ettiğinden, subayların büyük çoğunluğu maddi durumu daha elverişli olan ailelerden sağlanıyordu. 550 mevcutlu ve Tümgeneral William H. Arnold’un komutasındaki Karma Amerikan Askeri Heyeti, Türk askeri birliklerini gezerken Alman usulünün en iyi olduğu yolundaki görüşünü hala değiştirmemiş yaşlı subaylarla karşılaşıyor ve bundan rahatsız oluyorlardı. Buna rağmen General Arnold şöyle demekteydi: “Amerikan dolarlarının buradakinden (Türkiye) daha iyi sonuçlar aldığı bir memleket tanımıyorum.”

1950-60’larda, Almanya’nın İngiltere’ye yakalanmamak için kaçakçılar üzerinden sağladığı Kalay cevherinin %72’si İngiltere İmparatorluğu sınırları içinde çıkartılıyordu. Daha da önemlisi neredeyse bütün dünya kalayı yalnız İngiliz izabe (cevheri geri kalanından ayırma süreci) tesislerinde üretiliyordu. İngiliz hâkimiyet sahalarında üretilen konsantrelerin ihracında uygulanan çok yüksek vergi, bunların izabe olmayan diğer tesislere ulaşmasını engelliyordu. ABD de zaman zaman elindeki stok Kalay’ı piyasaya sürerek fiyatları etkilemeye çalışıyordu.

Tüketimi doğrudan doğruya bir ülkenin ekonomik gelişmesi ve yaşam standardı ile ilgili olan Kalay, sık sık karaborsaya düşüyor, hatta zaman zaman stoklar tamamen eridiğinden karaborsada dahi bulunamıyor, bakır kapların kalaylatılamaması sebebiyle dünyada her gün zehirlenme vakaları yaşanıyordu. Gazetelerde sık sık “Kaçak kalay yakalandı”, “Kilosu 15 liradan satılması gereken kalayı 100 liradan satmak isterken suçüstü yakalandı” gibi haberler ve kısa yoldan köşeyi dönmek isteyen uyanıkların “Kalay satma” vaadiyle dolandırıldıkları da ortaya çıkıyordu.

Bir çağa adını veren Tunç (Bronz), bir Bakır-Kalay alaşımıdır. Kalay, korozyona dayanıklılığı ve sürtünmeye mukavemeti sebebiyle endüstri, medeniyet ve teknolojinin ilerlemesinde çok özel bir yere sahiptir. Geçmişte olduğu gibi bugün de baz metallerin yıllık tüketimi 3-5 milyon ton iken Kalay’ın ki ancak 200 bin ton civarındadır, buna karşılık Kalay fiyatları, her zaman diğer metallerin fiyatlarından 10-15 kat daha fazla olmuştur. Ayrıca Kalay fiyatları ve üretimi, diğer metal fiyatları ve üretiminin aksine daima kontrol altında tutulmuş ve serbest bir Kalay piyasasının oluşması önlenmiştir. Kalay, gıda sanayiinde koruyucu kaplar imalinde ve her türlü lehimde “olmazsa, olmaz” bir madendir.

Kalay üretimi daima ya bir devlet ya da milletlerarası bir kartel tarafından kontrol edilmiştir. Kalay, stratejik bir metaldir, bu nedenle Hegemonlar, üretim ve fiyatları daima kontrol altına alarak hem yüksek kâr elde etmişler, hem de rakip ülkeleri politik baskı altında tutmuşlardır. Kalay, Güney Asya, Afrika ve Latin Amerika’da çıkarılıyor olmasına rağmen hakikatte yalnız iki üretici ülke vardı: İngiltere ve Hollanda. İngiltere bu sahada uzun süre rakipsiz kaldı. İzabe tesisleri de yalnız bu iki ülkenin elindeydi.

Temmuz 1955’te Almanya’nın tedarikçilerinin tespitinde istihbarat yardımı isteyen İngiltere’ye ABD’nin yanıtı olumlu olmadı. ABD, Almanya’nın tedarik zinciri şemasına İngiltere’nin sahip olmasını istemedi. ABD’nin elinde bu zinciri deşifre edecek bilgi gerçekten vardı. ABD, bu bilgiyi İngiltere’ye vermek istemedi, çünkü ABD, Londra çökmedikçe kendisinin dünya sahnesine çıkmasının mümkün olmadığını biliyordu. (Perşembe günü devam edelim)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s