FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI : Başsavcı Cemaat’in ajanlarını anlattı

Başsavcı Cemaat’in ajanlarını anlattı

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, "Türk okullarında görev yapanların çoğu, dış istihbarat teşkilatı ajanları" dedi…

"Uluslararası Fethullahçı Casusluk Örgütüyle Karşı Karşıyayız" Diyen Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, "Türk okullarında görev yapanların çoğu, dış istihbarat teşkilatı ajanları" dedi.

Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, Cemaatin faaliyetleri ile ilgili çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. Bülent Arınç’ın 15 Temmuz darbe girişimi gecesi için "Bunların Fethullahçı olduğunu o gece öğrendim, bana ahmak diyebilirsiniz" şeklindeki açıklamasına "Bunlara destek olan kişiler, bugün çıkmış ‘Biz ahmakmışız, herkes hesap verecek" sözleriyle karşılık veren Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, cemaatin iç yüzünü anlattı. FETÖ’yü kullanan dış güçlerin amacının bu ülkeyi bölmek olduğunu söyleyen Başsavcı Şimşek, “Bu bölgede hem coğrafi hem jeopolitik olarak çok önem arz eden bir noktadayız. İtaat edecek, biat edecek bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti istiyorlar. Bu ülkeye kimse diz çöktüremez” dedi.

TÜRK OKULLARINDA GÖREV YAPANLARIN ÇOĞU DIŞ İSTİHBARAT TEŞKİLATLARININ AJANLARI

Şimşek, "Özellikle yurt dışında Türk okulları adı altında açtıkları okulları bahane ederek insanlarda çok ciddi olumlu bir algı oluşturuyorlar. Halbuki bu Türk okullarında görev yapanların bir çoğu dış istihbarat teşkilatlarının ajanları. İnsanlarımızın çoğunluğu maalesef bunu bilmiyor. Türkçe Olimpiyatlarıyla Türkiye’de getirildiklerinde çok ciddi göz boyamalarla, insanların çok ciddi ekonomik desteklerini alıyorlar.” şeklinde konuştu. Başsavcı Şimşek, “İstişare toplantıları ya da sohbet toplantıları adında toplantılar yapmaya başlıyorlar. İstişare toplantılarına sadece örgütün kesin ve net olan elemanları katılıyor. Sohbet toplantılarına ise herkesi çağırıyorlar. Biz sahada yargısal soruşturmaları yürütürken sohbet toplantılarına gidenlerde istişare toplantılarına gidenleri mümkün olduğu oranda ayırıyoruz. Çünkü sohbet toplantılarına kendi örgüt elemanları olmayan insanları da çağırmışlar. Ticaret hayatının içerisinde adam söz sahibi, o toplantılarda asla örgütün önemli konuları hiçbir zaman konuşulmuyor. Sadece dini sohbet havasında geçiyor ve sonunda ekonomik bağışla bağlanılan bir süreçle insanlardan çok ciddi ekonomik destek alıyorlar. Yurt yaptırıyoruz, yardım yapıyoruz adı altında bu paraları uygun bir şekilde elekten geçirip, büyük bir kısmını Bank Asya kanalıyla veya değişik yollarla yurt dışına transfer ediyorlar. Vatandaştan isteğimiz bu duyarlılıkta devletin bu mücadeleyi veren bütün kurumlarına elinden geldiği kadarıyla destek vermeleri. Çünkü bizim yargı yada emniyet olarak yürüttüğümüz çalışmalar kamuoyu desteği, halkın manevi desteğini aldığımızda daha sağlıklı daha iyi bir moralle yürüyeceğimize inanıyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

"KARŞIMIZDA FETHULLAHÇI CASUSLUK ÖRGÜTÜ VAR"

Başsavcı Şimşek, cemaat soruşturmaları neticesinde bu yapının sadece ülke içerisinde yönetilen, yönlendirilen bir yapı olmadığı, bir örgüt olmadığını, örgütün ciddi oranda dış destek aldığına dikkati çekerek; “Karşımızda bir vaiz olan şahsın bu kadar örgütlenmeyi, yapıyı sağlayabilecek ne gücünün ne kudretinin ne de lojistik desteğe sahip olduğunu ben asla düşünmüyorum. Kesinlikle bu yapının kullanıldığı alan ya da bu yapıyı kullananların bu ülkeyi öncelikli olarak güçsüzleştirmek, güçsüzleştirdikten sonra da bu ülkeyi hangi noktaya getirmek istiyorlarsa o noktaya getirip, kendilerini biat edecek, beli bükülecek bir devlet haline getirmeyi düşünüyorlar. Bu çerçevede yaptığımız çalışmalar yasa dışı bir Fetullahçı terör örgütünden ziyade Fetullahçı Uluslar Arası bir casusluk örgütüyle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Çünkü dış devletlerin casusluk örgütlerinin de bu yapıya her yönüyle ve her alanda da bu güne kadar ciddi destek sağladıkları elde ettiğimiz delil ve verilerden bizi bu noktaya getirdi” diye konuştu. Manisa’da Cemaatin idari mali yapılanmayla ilgili yürüttükleri soruşturmada sona gelindiğini, yaklaşık 500 küsur tane şu ana kadar şüphelisi olan bir dosya oluştuğunu, bunun 200 küsuru tutuklu vaziyette olduğunu belirten Başsavcı Şimşek, yaklaşık 10-15 güne kadar da iddianamesini düzenleyeceklerini söyledi. Dosya hakkında gizlilik kararı olduğu için içeriğine ve ayrıntısına giremediğini belirten Başsavcı Şimşek; “Ama dosyadaki doneler, iddianame açıldıktan sonra tüm kamuoyunca görülecek. Bu dosya Türkiye genelinde de ses getirecek. Örgütle ilgili analizlerin içerisinde barındırdığı bir iddianameyle karşı karşıya kalınacak ve ülke gündemine de oturacak bir soruşturma ve iddianame olacağını düşünüyorum” dedi.FETÖ’nün 40 yıllık bir yapı olduğuna dikkati çeken Şimşek; “40 yıllık dönemde bu yapıya destek olan gelmiş geçmiş bütün bürokrasi ve siyasetin içerisinde bir sürü insan var. Kimi iyi niyetli olarak kimi farkında olmadan. Biz burada asla kişileri kurumları suçlayarak, bu işi çözemeyiz. Bizim yapmamız gereken yapının kaç yıllık yapı olduğu, bu süreçte nasıl bir ivme kazandığı ve nerelere kadar nasıl geldiği noktasında bir çalışma yapmamız gerekir” dedi.

"İZMİR VE MANİSA’DA YAPILANDILAR"

Cemaat yapısının en önemli yapılanmasının idari ve mali yapılanma olduğunu belirten Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, bu yapının ilk olarak İzmir ve Manisa’da şekillendiğine dikkat çekti. Başsavcı Şimşek: “Zira ekonomik güç, küresel dünyada devletleri ya da kurumları, zümreleri en güçlü hale getiren birinci derece güç olarak kabul ediliyor. Yapının idari ve mali örgütlenmesini Manisa ve İzmir bölgesinde ilk şekillendirdiği daha sonra da tüm Türkiye’ye yaydığı herkes tarafından net bir şekilde bilinen bir husus” dedi. Manisa’da yaptıkları çalışmalarda, FETÖ’nün sahada dernekler, sendikalar, vakıflar, bankalar, ticari şirketler vasıtasıyla faaliyet yürüttüğü ve ekonomik güç elde ettiği bir pozisyonla karşı karşıya kaldıklarını anlatan Şimşek, Manisa’daki ilk çalışmalarının Şubat 2015 tarihinde başladıklarını, delilleri ciddi oranda topladıktan 9 ay sonra Kasım 2015’te ilk göz altıların Manisa’da başladığını belirterek şöyle konuştu.

"AHTAPOT GİBİLER"

Cemaati ahtapota benzeten Başsavcı Şimşek; “Ahtapotun ne kadar kolu oluyorsa bunlar sahada bütün alanlara girmiş vaziyetteler. Dış politikanızı yönlendirmeye çalışıyorlar. Kamu otoritesini kullanan güçleri yönetmeye, yönlendirmeye çalışıyorlar. Ekonomik gücü ellerinde tutmaya çalışıyorlar. Devletin bütün siyasi kanallarının içine nüfuz etmeye çalışıyorlar. Biz bu şekilde 15 Temmuz’a geldik. 15 Temmuz’da maalesef ülkede yaklaşık 250 kişinin şehit olduğu 3 bine yakın insanın da yaralandığı bir süreç yaşandı. 17 Aralık’ta yargı ve emniyetle yapamadıklarını 15 Temmuz’da askeriyedeki militan ve örgüt üyeleriyle gerçekleştirmeye çalıştılar. Allah’a şükür başarılı olamadılar. Ülke uçurumun kenarından döndü.

"GÜLEN DİNİ BİR CEMAAT OLARAK ENJEKTE EDİLDİ"

Cemaat ve tarikat kültürünün Selçuklu ve Osmanlı Devletine kadar dayandığını söyleyen Başsavcı Şimşek şunları söyledi. “İsteyen bu cemaat ya da tarikatların gidip mensubu olabilir. Ama amacının dışına çıkan bir yapı var. Şimdi bir cemaat devlet kadrolarını neden ele geçirmeye çalışır? Bu önemli bir sorun. Cematin devlet kadrolarını ele geçirmek, hakim savcı bizden olsun, emniyet müdür bizden olsun, general albay bizden olsun, vali kaymakam bizden olsun diye bir derdi olmamalı. Çünkü cemaatin alanı o alan değil. Cemaat ya da tarikat mensubu insanlar dini daha iyi yaşamak, dini duygularında kendisine rehber olacağına inandığı insanlar ve kitlelerle hareket ederek sadece o alanda faaliyet göstermesi gerekirken bakıyorsunuz o alanlar tamamen bir kenara bırakılarak ciddi şekilde bu alanlara yönlendiriliyor. Doğal olarak sizde de bir endişe doğuyor. Adalet dağıtan yargı mensubu için en önemli unsur bağımsız ve tarafsız olması. Sen belli bir guruba burayı teslim ettiğin andan itibaren oranın tarafsızlığını ve bağımsızlığını yok ediyorsun. Bu çok tehlikeli bir konu.Yargı mensupları, ülke idare mensupları, askeriye erkan, emniyet bunlar ülkede kamu gücünü ve otoritesini kullanan birimler. Buradaki insanların asla ve asla bu yapıların hiç birisiyle bağının olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu güne kadar da hep bunun sıkıntılarını yaşadık. En son ve en olumsuz örneği de Fetullah Gülen’in dini bir cemaat olarak önümüze enjekte edilerek konuldu, yaşatıldı ve 15 Temmuz’a kadar gelen bir sürecimiz var. Maalesef bunlar bütün kurumları sabırla, içlerine yavaş yavaş gire gire 40 yıldır bir örgütlenme işine girmişler. Ondan sonrada bunları yöneten talimatlandıranlar ülkeyi bunlara yönetme imkanı ve vasıtası olarak da bunları kullanmaya başlamışlar

"YARGININ İÇİNE SIZMIŞLAR"

FETÖ ile mücadele ederken kendilerini en çok zorlayan tarafından örgüt üyesi kişilerin kendilerini gizlemesi olduğunu ifade eden Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, “Diğer yasa dışı örgütlerin sahadaki çalışma şekli aleni. Yasa dışı DHKPÇ, DEAŞ, PKK diyorsunuz, bu örgütler çıkmış diyorlar ki; Bizim amacımız örgüt üyelerimiz belli. Sahada devlet bunlara karşı bir çalışma yaparsa kim PKK’lı kim DEAŞ’lı bunu tespit edebilir. Ama FETÖ’yle mücadelede bizim en çok zorlandığımız konu bunların yıllardır ‘tedbir’ adını verdikleri kendilerini gizledikleri bir kamuflaj alanları var. Bakıyorsunuz sahada Fetullah Gülen cemaati mensubu ya da bu örgütün mensuplarının hiç birisi ben bu örgütün mensubuyum, ben Fetullah Gülen Cemaati mensubuyum diye asla özellikle devlet kadrolarındakiler bir beyanda bulunmuyorlar. Davranışlarıyla, hareketleriyle gizliyorlar. Çünkü bunlara şu talimat verilmiş: Sizler mümkün olduğu kadarıyla sahada kendinizi belirtecek bir emare delil, belirti asla bırakmayacaksınız. Şimdi bakıyorsunuz adamın sosyal alandaki yaşantısı sizden bizden farklı değil. Doğal olarak kendisini afişe etmediği için en büyük sıkıntımız bunları tespit etmek. Yargının içine sızmışlar, yargının içindekileri tespitte zorlanıyorsun. Neden? Hiçbir zaman adam tutum ve davranış olarak ya da söz ve beyan olarak bu güne kadar asla kendisini deşifre etmedi” şeklinde konuştu.

"HSYK SEÇİMLERİ REHBER OLDU"

15 Temmuz’daki süreçte gözaltına alınanlar tutuklananlar oldu. Bunların içinde itirafçı çıkıyor. Bu itirafçılar ne zaman bu örgüte girdiğini, bunların yurtlarında hangi dönemlerde kaldığını, amacının ne olduğunu yavaş yavaş anlatmaya başladılar. Ama önceki süreçte asla ama asla örgütün mensuplarını tutum ve davranışlarından belirleme şansınız yok.” diyen Şimşek, “Yargıdakilerin tespitinde bize en önemli rehber 12 Ekim 2014 yılındaki HSYK seçimleri oldu. O zaman yargıda Birlik Platformu diye bu yapıya karşı mücadele eden ve bunların dışındaki dünya görüşünde olan diğer bütün grupların bir araya geldiği bir platform ile bunların bağımsız adını verdiği 11 adayı arasında ciddi bir mücadele oldu. Sahada seçim olduğu için doğal olarak sahaya indiler. Seçim çalışmaları yaptılar ve o dönemde bunlar deşifre oldu. Yargı içindekilerin tespitinde bizim için en önemli rehber 12 Ekim 2014 yılında yapılan HSKY seçimleri oldu. 17 Aralık’tan sonra da emniyette ciddi bir çalışma yapıldı. Çünkü 17 Aralık’ta emniyet ve yargıdaki kadrolarıyla siyasi iktidarı ve yönetimi alaşağı edip, yerine istedikleri gibi bir pozisyon yaratmaya çalıştılar. Böyle olunca da emniyetteki kadrolarının da tasfiyesi sağlandı. Ancak 15 Temmuz’a gelene kadar maalesef ordudaki yapılanmada bir tasfiye sağlanamamıştı. 15 Temmuz’la birlikte orada da özellikle üst kadrolarında ciddi tasfiye sağlandı.” diye konuştu.

"HENÜZ KAF DAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜNÜ YAŞIYORUZ"

Cemaatin sahada ciddi şekilde kaos yaratma, delilleri sulandırma noktasında çabaları olduğunu belirten ve bu konuda tüm halkımıza uyarılarda bulunan ve desteklerinin devamını talep eden Şimşek şunları ifade etti

Henüz biz Kaf dağının görünen yüzünü yaşamış vaziyetteyiz. Bunlar bu kadarlık bir sayı değiller.Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı olarak çok ciddi bir iddianame hazırlıyoruz. 15-20 güne kadar iddianame tamamlanığında tüm Türkiye genelinde ‘ya bunlar nelerde yapmışlar? Nasıl bir idari, mali yapılanma içerisine girmişler’ noktasında tüm kamuoyunun resmi şekilde bilgilendirileceği bir sürece girilecek. 2010 HSYK seçimleri ile birlikte bu gün adına FETÖ dediğimiz daha önce paralel yapının mensubu olan Fetullah Gülen cemaati mensupları özellikle HSYK’da sayısal olarak ciddi bir güce kavuştu. O tarih itibariyle 22 kişilik HSYK’da 13-14 tane üyeleri aktif olarak görev aldı, teftiş kurulunu oraya bağladılar ve sahada yargısal boyutta hukuk dışı işlerle meslektaşlarını soruşturmalarla tasviye etmeye çalıştılar. Tayinlerle tasviye etmeye çalıştılar. O olumsuz süreç devam etti ve 2014’de HSYK yeniden şekillendi. Şu an faaliyette devam eden HSYK’nın özellikle 17 Aralık sonrası ve 15 Temmuz sonrası ülke genelinde elini taşın altın sokan çok ciddi emek ve mesai harcayan ve tarihin her zaman takdirle anılacak arkadaşlardan oluştuğuna inanıyorum. Ve bu arkadaşlarımın bu güne kadarda çok iyi hizmet ettiğini düşünüyorum. Ancak zaman içerisinde bazı sıkıntılar gündeme geldi. Sayının fazla olduğu söylendi. Bu sayının belli bir orana indirilmesi gerektiği söylendi ve ona göre Avrupa’daki bir takım ülkelerin HSYK modelleri incelenerek, bu sayı bakan ve müsteşar dahil şuan 13’e indirildi. Son değişiklikle artık kürsüdeki arkadaşlar bir seçime giderek HSYK üyesi olma şansı kalktı. Bunun faydaları da oldu zararları da oldu. Çünkü bazı bölünmelere, kırılmalara, kırgınlıklara da sebep oldu. Yeni yapıda 11 üyemiz var. Müsteşar ve bakan beyi çıkıyorum. Bu üyenin öncekinde olduğu gibi yine 4 tanesini cumhurbaşkanı seçecek. Geri kalan 7 tanesini meclisten seçecek. Meclis 3 tane yargıtay, 1 danıştay, 3 tane de akademisyen ve avukat kökenli arkadaşlardan 7 kişiyi oy çoğunluğuna göre seçecek. Yani anayasal değişiklikle aradığımız 330 sayısını burada da arıyoruz. Orada siyasi iktidar kimleri isterse oraya onları üye olarak seçecek gibi eleştiri getiriliyor. Ben o düşünceye çok katılmıyorum. Ben iyi niyetliyim. Sayının azaltılması, 2 daireye indirilmesi ve faaliyetlerin 2 daire çerçevesinde yürütülmesi düşüncesinin ben iyi bir düşüne olduğu kanaatindeyim. Ve önümüzdeki süreçte HSYK’ya temennim adaletine güvendiğimiz, her zaman hak ve doğrunun yanında olan, asla kimseye eğilmeyen arkadaşların oraya giderek hem meslektaşlarıyla ilgili hem de adaletin dağıtılmasıyla ilgili ciddi ve güzel kararlar vereceğini temenni ediyorum. Askeri mahkemelerle ilgili de bir düzenleme vardı. Askeri mahkemeler kaldırılıyor. Sadece belli askeri suçlara bakacak bir mahkeme uygulaması iyi bir uygulama oldu. Çok başlı yargıya ben geçmişte de karşı olan bir insanım. Bunun doğru bir düzenleme olduğunu düşünüyorum. Anayasa mahkemesi üyeleri zaten geçmişte de belli niteliklere haiz kişiler arasından cumhurbaşkanı tarafından seçiliyordu. Orada çok fazla bir değişiklik olmayacak. Mevcut üyeler görevlerine devam edecekler.

MANİSA’DAN 20 MİLYON DOLARA YAKIN PARAYI YURT DIŞINA KAÇIRMIŞLAR

Manisa’da yürüttüğümüz operasyonlar çerçevesinde sadece belli bir dönemde sırf Manisa ve ilçelerinde 20 milyon dolara yakın paranın bir şekilde yurt dışına banka kanalıyla transfer edildiğini gördük, öğrendik. O olanda da çok profesyoneller. Zincirleme silsileyi bozacak bir tavır sergiliyorlar. Buradan birisi parayı sevk ediyor. Dışarıda birisi alıyor. Ancak bankalar arası transferi dışarda asla müsaade etmiyorlar. Her alanda yaptıkları bütün eylemsel faaliyette çok tedbirliler çok profesyoneller. İlerleyen zamanda bir şeyler açık olduğunda ne olur diye de hepsini alternatif çözümlerini ya da nasıl onların önüne geçebileceklerinin de hesabını yapmışlar.İdari mali yapılanmada en çok kullandıkları alanlar kurdukları dernekler, vakıflar, sendikalar. Toplumda bu vakıfların ve derneklerin isimlerinin neler olduğu hepimizce biliniyor. Ekonomik güç olarak da kullandıkları Bank Asya. Bu çerçevede çok ciddi bir ekonomik güce kavuşmuşlar. Sahada mütevelli heyetleri var. Bu mütevelli heyetlerinin başında yönetici, idaresi olarak belirledikleri değişik meslek guruplarından insanlar var. Son derece organize ve son derece profesyonel bir çalışma içerisindeler. Bu çalışmalarına ihtiyaç duydukları zamanlarda mülki idarenin, yargısal yapının içinde, emniyetin içinde olan kişilerden de lojistik destek alarak yollarına devam etmişler. Biz en azından Manisa ölçeğinde ekonomik veri olduğu için bundan bir de teknik donanım olan heyetlerin incelemesi gerekliliğini belirledik. Manisa’da güzel bir bilir kişi heyeti kurduk. Bunlar aylarca çalıştılar. Ve bu çalışma neticesinde çok güzel delil ve donelere ulaştılar. 15-20 güne kadar iddianame açıldığında tüm Türkiye genelinde ‘ya bunlar nelerde yapmışlar? Nasıl bir idari, mali yapılanma içerisine girmişler? noktasında tüm kamuoyunun resmi şekilde bilgilendirileceği bir sürece girilecek. Bu çalışmaları yaparken çok ciddi engellemelerle karşılaştık. Çünkü 15 Temmuz’a kadar her ne kadar 17 Aralık olsa büyük bir kısmı tasfiye edildi denilse de sahada hala çok güçlülerdi. 15 Temmuz’a kadarki süreçte güçleri devam etti. Ama 15 Temmuz sonrası daha rahat, daha kolay yol katediyoruz. Tespitler, tasfiyeler, Kanun Hükmünde Kararnamelerin yargısal faaliyetleri kolaylaştıran düzenlemeleri bizim daha başarılı olmamızı, karşılaştığımız engelleri de çözüm serince bize çok fazla sıkıntı yaratmadığını da söyleyebilirim.

Ancak böyle bir süreçte şöyle bir durum var. Henüz biz Kaf dağının görünen yüzünü yaşamış vaziyetteyiz.” diyen Manisa Cumhuriyet Başsavcısı Akif Celalettin Şimşek, “Bu operasyonel faaliyetler devam edecek, etmeli. Şu ana kadar tüm ülke genelinde yaklaşık 110 bine yakın FETÖ’den soruşturma geçiren şüpheli vasfı olan kişiler var. Bunların 40 bine yakını adli kontrollü yaklaşık 20 bininde bir kısmı suç unsuru ya da delillerin yetersiz olması sebebiyle serbest bırakıldı ve bunların yanında firari şüpheli ve sanıkları var. Bunlar bu kadarlık bir sayı değiller. Önümüzdeki süreçte devlet kurumları sabırla çalışmalarına devam edecek. Operasyonel faaliyetler, soruşturmalar devam edecek. Bunların sahada ciddi şekilde kaos yaratma, delilleri sulandırma noktasında çabaları var." dedi.

Murat Sökdü

Odatv.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s